Kadın Erkek Popüler
0 Omüde ikinci senemide devirdim ve galiba yatay geçiş yapıp kaydımı başka okula aldırıcam..Samsundan arkadaşlarımdan ayrılma fikri beni çok üzüyo çünkü gerçekten çok güzel arkadaşlıklar kurmuşum farketmeden..bu ara o kadar çok şey üstüme geliyoki anlatamam galiba hayatımın en kötü yazlarından birini yaşıyorum..Nefes alamıyorum boğazımdaki o düğümü çözemiyorum bu mutsuzluk en erken eylülde biticek biliyorum ama kesin diyemiyorum neden mutsuzsun diye merak edenleriniz varsa söyleyeyim başarısız bir öğrenciyim ve hayatımdaki herkes bu konuyla alay edip üstüme geliyo ailem dahil ve ben artık gerçekten dayanamıyorum..Biliyorum çok basit bi konu ama hayatımızdaki pek çok sorunla birleşince dayanışmaz bir hal alıyo..iyi geceler
2 Sanırım çıldırmamak için verdiğim tüm çaba bu gece yarısı o sahilde boşa çıktı arkadaşlar. Emeği geçen herkesin başsağlığını diliyorum.
2 Bu gece palmiye cafede koyun gibi tüylü bir kopegi sevdim :) sahibi ısırır dedi. Cok tatliydi dayanamadım sevdim elimi ısırdı. Erkeklige leke surulmeyecek ya ısırmadi dedim. umarım kuduz olmam :D köpeğin sahibine selam :) umarım aşılıdır köpek. :D
0 Merhaba elva...
Yazmadım çoktandır unuttum varlığıni yokluğuna kattim.
Yüzüm de pek yok bu aralar sana yazmaya bir şeyler söylemek geçiyor içinin kıyısından ama nasıl baslarim bilmiyorum... bilsem neler yazacagim sana.
Nasıl başlanır ki söze?
Ne söylersin de devamını okutursun hikayenin?
Bence soruyla başlamak gerekir ilk önce...
Çünkü soruyla biraz düşünce biraz merak biraz da hüzün girer sözlere tıpkı hayata ilk başladığımız daki gibi.
Ağlayarak dünyaya geldiğimiz söylenir ya hep, doğru mudur bu peki?
Ben katılmıyorum buna çünkü bedeninim benden habersiz çıkardığı seslere ağlamak denemez çünkü ilk defa ağladığında bütün zerrelerini hissedersin ve hepsini tek tek yakıyorlar sanırsın...ben doğunca ağlamadım. Doğduktan yıllar sonra ağladım ilk kez. ağlamakla beraber birkaç kelimeyi de idrak ettim ve bir daha asla unutmadım onları. Ve ilk kez ağlayana kadar çok güzeldi hayatım. Fakir bir aileydik, çok sıkıntılar çektik, yada çekmişiz ben pek hatirlamam çünkü küçükken benim parayla hiç işim olmamıştı. Abimin eski kıyafetlerini giyerdim ve genelde o yılın modası o olurdu bana. Birkaç arkadaşım vardı mahalleden onlarla birlikte eğlenirdik akşam ezanlarina kadar dereye gider yuzerdik meyve ağaçlarına çıkar doğuncaya kadar yerdik eşsiz manzarasıyla ve bir lira hesap ödemezdik onca meyveye. Abimin kıl topraktan yaptığı oyuncaklarla oynardik kimi zaman, kimi zaman ise bilyelerle akşama kadar eğlenirdik, bulduğumuz şişeleri top yapardık vururduk sağa sola... Bir pet şişeye tekme atarken dağ başında Carlos olurdu adımız hayatımızda futbol topu bile görmeyen bizlerin. Çok güzel oyunlar oynardık ama hangi oyun olursa olsun akşam ezanı okunduğunda eve koşardık akşam yemeği vaktiydi çünkü ezan yer sofrası kurulur herkes sofraya toplanırdı bin bereket yerdik Allah ne verdiyse sonra akşam muhabbetleri başlardı kimi zaman oturur köydeki ne varsa dinler kimi zaman ise odanın kenarında bir karton kutunun içine girer hayal kurardim. Kapkaranlık olurdu kutunun içi, mutlu olurdum. Karanlık benim için bulunmaz bir şeydi... Gözlerimi kapatır bir şey hayal ederdim ve ettiğim şey bir adım ötede gibi olurdu o karanlık sihirli perde gibiydi sanki hem ne koyarsam hayalinde oraya ordaymis gibi hemde bir yandan ailemin sesini duyduğum için sonsuz bir güven hissi... Kısacası çok güzeldi her şey kutunun içinde taa ki bir gün sigamaz oldum o kutuya işte o gün başladı tüm sorunlar... Önce birkaç kelimeye alerjim oldu ve nerde söylenirse söylersin canımı yakacak düzeyde ''baba'' gibi mesela ''ölüm'' gibi... Sonra bir kez düşene bir tekme atıp bırakmadığını öğrendim hayatın ... Bir iftiraya ugradim ailem yanımda olmadı ve 13 yaşında koca bir adam olmak zorunda kaldım... Hem de tek başıma... Yıllar geçti her şey geçti öyle yada böyle hep tek olduğuma inandim... Ne zaman bir şey var desem, biri var desem olmadığına ikna etti beni hayat ... Sonra hiç kimseye bir şeyler anlatmamaya karar verdim... Ne zaman anlatmaya kalksam birilerine yargilariyla kovaladilar beni, sert yollardan geçtim. kıramadım kimsenin ön yargısını.. Ama bazen kendimi
Bir deniz kenarında kıyıya vuran bir ağaç dalıyla sohbet ederken buluyorum çünkü onların hiç önyargısı olmuyor bana karşı , bazen de ben ağaç dalı oluyorum. Saatlerce denizin gelen dalgasını izliyorum, İnsanlar saçma geliyor bana konuşmak istiyorum, ama nafile.. Aynı dili kullanamıyoruz kimseyle, ben denizi seviyorum diyorum onlar diyor Ankara...
Her zaman böyle miyim? Hayır elbette herkes gibi kahkahanin ardında aldım hayattan bileti.. Gülerek, eğlenerek geçiyor ama bazen koca bir kahkahanin ortasında ansızın bir hüzün çöküyor, işte öyle anlarda hiç bir şey mutlu etmiyor. Ve mutluluktan ziyade hüzün daha bi gerçekçi geliyor. Bi alıntı yapmak lazım burada ''ya hüzünle geçer günlerim ya yüzünle, hangisini daha çok sevdim bilemedim'' tam screenshot almalik söz, sonra da sosyal medyada afilli bir edebiyat timsali.. Çok uzak geliyor bunlar bana.. sus diyorum sus Ertuğrul.... Ha hiç mi yapmıyor değilim yapıyorum ama saçma olduğunu bilerek. Tamamen normal biri görünmek için. Yoksa zaten ben bu çağın insanı değilim.
50 lerde olmaliydim ben teknolojiden uzak...
60 larda olmalıydım ben yalan dolandan uzak
70 lerde olmalıydım ben arabalardan uzak.
Çok yanlış yilda yaşıyorum ben, benim zamanım değil bunlar.... içimde bir 20. Yy beyefendisi var gibi bu dünyaya alışmaya çalışan.. Özlüyor gibiyim yasamasam da 20.yy in başlarına gidesim var. Sanki o zamanlar daha bi kolaymış şair olmak, bende yazardım gibi geliyor üvercinkayi 60larda, gök ki televizyon yok ki telefon, internet yok ki, hasret var o zaman özlemek var , sevda birikmesi var, şimdi birekemiyor hasretimiz dünyanın öbür ucuna birkaç tuş mesafesedeyiz.. İstemiyorum ben bu hizliligi ... Geri alsınlar dünyanın saatini. Her yıl bir saat geri alındığında bile mutlu olurum gitgide insanligimiz bitiyor çünkü makineden olmaya az kaldi...
Bunca şeyin arasına bir de birkaç gram kendi dertlerim girince işte böyle dusuyor çenem yazarım aslında daha çok devam ederim, ama geçti şimdilik sinirim.. Güneş güzel doğdu yanımda da kedim :) biraz koseye ittim dertlerimi şimdi sigara vakti :)
2 Ben kıskancım arkadaş. 25 yaşındayım ve hâlâ kıskancım. Geçer dediler geçmiyor. Çok fazla kıskanırım. Yapcak bir şey yok. Dileyen katlanır. Dilemeyen gider. Ama seversem çok kıskanırım. Sevdiysem çok kıskanırım. Belki yanlış belki doğru ama ben kıskanırım. Sevdiğim kadının bir başka erkekle samimi olmasını istemem. Boş vakti varsa bunu bir başka erkek arkadaşıyla paylaşamam. Sevmiyorum ben öyle erkeklerle samimi olan kızları. Keskin ve netim bu konuda. Belki aşırı kıskancım ama varsın öyle olsun. Ben mutlu etmek için elimden geleni yaparım. Bir başkası gelip mutlu etmeye kalkışmamalı. Ben eğer bir kıza gece yazmıyorsam hiç bir erkek de gelip benim sevdiğim kadına yazamaz gece gece. Hatta işi düşmediği sürece yazmasın bile. Sosyal hayatı olsun ama kızlardan oluşan bir sosyal hayatı olsun. Erkekten kardeş, kanka ve türevleri 'bence' olamaz. Ben sevgilisi olan bu derece kıskanç bir sevgilisi olan bir kız arkadaşım olursa anlayışla karşılarım. Alınmam, kırılmam, kızmam. Yok bunu bu şekilde yapmıyorsa o erkek arkadaş o işte bir şey vardır derim ben. Bir kızın erkek arkadaşı isen her halini anlaman lazım. Yazmıyorsa yazmayacaksın. Varsın çok kıskançsın desinler evet öyleyim. Eğer çok seviyorsam ben zaten her zaman her anında her şeyinde yanında olmak isterim. Her konuda yardım ederim. Etmeyi severim. Bir başka erkeğe herhangi bir şeyden dolayı ihtiyaç duysun istemem. Elimden geldiğince her konuda her şeyde yardımcı olurum. Bunu yaparken gidip kız arkadaşlarımdan yardım almam. Gider erkek arkadaşlarımdan yardım alırım. Gider onlarla muhatap olurum. Ben çok kıskanç biriyim. Bu kadar açık ve net.
3 Game of Thrones da bitti pazartesilerin anlamı yok artık!
1 Bu gün bir dost bana dostoyevskiden insancıklar kitabını hatırlattı.Gittim aldım raftan okumaya başladım tekrardan.Okurken öyle bir noktaya geldim ki olay örgüsü yüzünden hayal kurmaktan okuyamıyorum kitabı.İleride bir okuma odamın olmasını istiyorum.4 duvarında da kitaplıklar olsun.Camlarına kafkaokur posterleri asayım.Odanın tavanı beyaz duvarları ise canlı tonlar olacak.Bir de benim bir bisikletim var.Tam 46 yaşında.1970 model orjinal kırmızı bir bisan.Dedemden babama kaldı.Babamdan bana benden de torunlarıma geçsin istiyorum.O bisikleti de özel bir ışıklandırma ile bir camekana koyacam.Odanın 4 köşesinde hoparlör olacak bir şey dinlemek istediğimde çalacak bir şey.Boy 1.86 olunca bu masalarda bana ufak geliyor.Kendime özel boyutlarda bir de çalışma masası yaptıracam.Yazıcım yanında duracak ve büyük bir ekranda ben o bilgisayarı kontrol edecem,Bir tane de balkonu olacak.Yaz ayları için.Odanın da dış cephesi boydan cam olacak.3 tane de bayrak asacam o odaya.Tam ortasına da büyük bir okuma koltuğu koyacam.Bir köşesini ise video yeri olarak dekore edecem.İşten eve dönünce öyle bir odada yaşamak istiyorum.Bir de tüm bunların içinde bir tane de sevdiğim bir kadın.Seveceğim insanda aradığım en büyük ve ilk özellik okumayı sevmesi.O odada onla beraber okuyacaz.Muhabbet edecez.Uyuklayacaz.Tartışacaz.Gülecez.Dans edecez.Tüm hayatımıza o kitaplar şahit olacak.Şu andaki düşünceme göre sevdiğim insanla yan yana kitap okumak sonra da o kitaplar hakkında konuşmaktan daha güzel ne olabilir.Gelen kitap kolilerini birlikte açtığımız,kitapçıda kendimizden geçtiğimiz,telefon modeli yükseltemediğimiz için değil de kitapda gözümüz kaldığı için üzüldüğümüz bir kadın çok mu uzak çok mu yakın bilmiyorum ama hayal işte bu.Olmayacak diye bir şey yok.Hayal kurmak çok güzel bir şey oluyor bu sayede.Gerçekleşir inşallah bu hayalim.Neyse insancıklar'a devam ederek öteki alemdeki yolculuğa devam edeyim ben...
9 Sinir krizinden ölmek uzereyim. Yakin arkadasim dediginiz insan surekli sizi denemek adina ortaya yem atip sonra sizi denedim diye bunu soyluyor. Her kavga edisimizde kim arkamdan ne dediyse o zaman soyluyor. Ve bunu niye bu zaman soyluyosun dedigimde "normal zamanda alinirsin kavga ettigimiz anlarda soyluyorum biriktirip" diyor. Bu nasil bir mantik diyorum hayir kavga aninda soyleyince alinmiyorum ya sanki. Ve surekli kendimi sorgulamam gerektigini soyluyor. Allah askina seni uzmek istemiyorum diyip kavgada bir bir dokulen bir insan ne kadar yakin arkadasiniz olabilir ki? Resmen kotu gunu kollayip daha da uzmektir bu. Uzulucek zaten sunlara da uzulsun demek. Baskasinin arkamdan konusmasina takilmiyorum millet onune geleni konusur da sen bunlari duyuyorsun benden gizliyosun ve her kavga edisimizde soylemeyi tercih ediyosun sanki onlarin dedigini onaylar gibi dustugumde uzerime bir de boyle tekme atiyosun. ya ben mi yanlis anliyorum bu nedir abi biri bana aciklasin!!!
6 Aslında sitede aktif yazıyorum ama bu anlatacaklarımı anonim olarak yazmak istedim. Neden mi biraz utanç belki tanıyan çıkar korkusu. Mesele şu nerdeyse bundan 6 sene öncesiydi yine bi haziran belki mayıs ayı. Okulun son zamanları (lisedeyim o zaman ) bir gün arkadaşımla çıktık okuldan dolaşıyoruz arkadaşıyla karşılaştı kız ağlıyo felan noldu dedik sevgilisinin başka bir kızla konuştuğunu düşünüyomuş. Oğlanda başka ilde yaşıyomuş. Ya yoktur napalım derken bana sen tanımıyosun nasılsa yaz bakalım cevap vercek mi dediler. Tabi o sıra kıza yardım etcez hemen 'nbr nasılsın' tanıyomuş gibi yazdım. Çocuk cevap verdi ve bildiğin yürüyo. Bikaç gün yazıştık hani kız emin olsun diye ayrıldı sonra kız baya sövdük çocuğa sonra bu çocuk bana hergün yazıyo iki hafta geçti konuşuyoruz bildiğin. Bende ki salaklık engel olamıyorum yazıyorum hiç sevgilim olmamış o zamana kadar hoşuma gidiyo bi yandan nasıl bir salaklıksa. İş daha beter bir hal aldı çocuk bizim olduğumuz İlçeye geldi akrabası varmış, görüşelim felan sinemaya gidelim dedi zaten dışarda görüşemem diye olur dedim. O zaman kurtlar vadisinin bi filmi mi ne vardı ona gitdik. En arkaya oturduk ilk defa görüşüyoruz ve sevgili değiliz ama hergün yazışıp baya yakın konuşuyoruz. Çocuk salonda beni bir güzel öptü. Ne yapıyorsun diyemedim. Allah kimseye cahil aklı vermesin. Hatırladıkca utançtan kızarıyorum resmen nasıl böyle bir işe giriştim. Evet çok daha kötüsü olabilirdi. Sonra çocuk gitti daha yazmadı aramadı. Aradan o kadar yıl geçti dün mesaj atmış. Neymiş buralardayım görüşelim miymiş. Lan karaktersiz senin gibi insanında sanada saydım sövdüm. Kısacası arkadaşlar benim gibi aptal olmayın. Cahillik etmeyin. Kimseyle iyice tanışmadan birebir sinemaya gitmeyin. Sizi kullanır atarlar. Gece gece bunları yazdım ben öpüldüm sizi öpmesinler. Herkeze dikkatli yaklaşın. Hadi iyi geceleriniz olsun öpüldünüz😘
8 Merhabalar.Sanırım bugün hayatı sorgulamaya başladım ve zaman zaman mutsuz oluyorum.Bizim bi erkek arkadaşımız var."B" ile ortak arkadaşımız.Kendisi kanser malesef.Daha önceden bunu atlatmıştı.Hiç problem değildi onun için gayet mutluydu ama şimdi öyle değil.Artık hiç umudu kalmamış ailesi perişan durumda.Özellikle de annesi.Ben bu çocuğu çok seviyorum.Keşke abim olsaydı.Aynı yaştayız.Mesela hava almaya çıkmak istemiyor.Dinlenip uyuması gerekiyor televizyon izliyor "Zaten ölücem o zaman uyurum" diyor."Hadi Burger King'e gidelim ne istersen yeriz *,* " diyorum.Zaten ölücem diyor.Hiç bi şey yapmak istemiyor sürekli öleceğini düşünüyor.Onun yanındayken "B" ile olan davranışımıza dikkat ediyoruz.El ele tutuşmuyoruz sarılmıyoruz.Biz bu adama ulaşmak istesek annesini aramak zorundayız.Telefon kullanmıyor.Kırıp atıyor.Bazen yüzümüze bile bakmıyor öyle mutsuz ki.Tatile götürücektik İstanbula.Planlarımızı yapmıştık "B" ile.Ama doktoru şuan için izin veremem dedi.Planlarımız suya düştü.Bilet bile ayarlamıştık.Bu adam sürekli mutsuz.Çok nadiren gülüyor.Sevdiği şeyleri artık yapmıyor hayattan kopmuş durumda.Yemek bile yemiyor bazen.İnsanların ne kadar mutlu olduğundan bahsediyor.Ben resmen hayatımı önce aileme sonra da "B" ile bu adama adadım.Onlar için kendimden ödün veriyorum yorulsam da mutluyum ve çok seviyorum.Elimden gelenin daha fazlasını yapıyorum ve onlarsız bir hayat düşünemiyorum.Bugün gezmeye gidicektik ama hastanede olduğumuz için gidemedik.Şimdi ilaç kullanıyor bizim bitanemiz biz de ona sürpriz hazırladık bu sabah benim adam ile.Büyük kapsülleri boşaltıp içine notlar koyduk.Tam 30 tane.Her gün birini ilaçlarına ek olarak açmak okumak zorunda.Açıp okuduğuna dair bize de fotoğraf atmak zorunda.Bunu yapana kadar canımız çıktı ama çok eğlendik mutlu olduk.Hediyeyi verdik ona.Anlattık.Siz manyak mısınız dedi ve gülümsedi.İnanın bu her seyden daha güzeldi.Ben onu gülerken görmek istiyorum.Hiç kimseyi istemiyor hiç arkadaşı yok sadece ben ve benim adam var.Bizi de istemiyordu ama sonradan kabullendi.Sevgilim olsa keşke,televizyonda herkesin sevgilisi var dışarda herkes el ele.Odamdan çıkmak istemiyorum diyor.O kadar yorulmus ki.Geçen hafta oturduğu yatağından hiç kalkmamış bir gün boyunca.Kalktığında her yeri acıyormuş o kadar fazla oturmuş yani.Gerçekten annesine mi yetişsem oğluna mı yetişsem bazen şaşırıyorum.Ben artık kocaman olgun bir kadın olduğumu farkettim.Bu iltifatı da duydum ya ölsem de gam yemem.Ağlanacak bir omuza sahibim bu da bana gurur veriyor.Keşke elimde sihirli bi güç olsa bu adam iyileşse annesi mutlu olsa ve çok zengin olsalar.Ama elimdeki tek sihirli şey benim kocaman herkese yeten sevgim,gülümsemem ve onlara olan bağlılığım ve fedakarlıklarım.Bunun karşılığında aldığım güzel dualar ve iltifatlar bu hayattaki kendimle gurur duyacağım güzel vasıflar.Bu insanları hiç bırakmayacağım.Her gün onlar için koşturacağım.Önceliğim ben degil onlar. Allahım iyi ki bana bu insanları vermiş.Ve inşallah da her şey düzelir ve başarılı oluruz.Yoksa bu yükü omuzlarımdan asla atamam.Allahım lütfen bize yardım et.Bu sefer kendim için değil onlar icin bir sey istiyorum.