Kadın Erkek Popüler
7 Gençler iyi geceler. Nasılsınız ? İyi misiniz ? İyisinizdir inşallah ? Ben biraz kötüyüm de gidecek yer dayanacak duvar tutunacak omuz içimde atacak yer bulamadım kusuruma bakmayın. Yada bakın kusuruma kızın küfredin ayıplayın umurumda değil. Bu satırları yazan eller neler yaptı bir bilseniz siz. O eller babasına seneler boyunca sarılmadı kavuşmadı sırtında o eller babasının elini gönülsüz götürdü başına o eller babasının omzunu tutup nasılsın be baba diyecek kadar güçlü olmadı. Bakmayın ellerime benim suç. Hayatım boyunca Babam'ın bana iyi olan hiç bir şey öğretmediğini düşündüm. Adam olmayı, sevmeyi, gülmeyi, güçlü olmayı öğretmedi diye düşündüm. Oysa o kadar çok şey öğretmiş ki bana Babam... İçki içmeyi o öğretti mesela bana, yürümeyi, dik durmayı, haksızlık karşısında düşmanıma bile yapılsa susmamayı o öğretti bana. Bisiklet almadı belki istediğim bir çok şey için bakarız deyip geçiştirdi, mezuniyetime gelmiyorum ben diye kestirip attı belki hasta olduğumda bir ona söylememe rağmen gelmedi yanıma hep kızdım ona biliyor musunuz ? Hayatım boyunca babama hep kızdım ben. O kadar çok kızdım ki onu ne kadar çok sevdiğimi unutmuşum lan ben. Boyun devrilsin diye küfrederdi bana ona bile kırılmak yerine kızdım ben. İnsan kızar mı babasına ? Sevmez mi babasını ? Sarılmaz mı lan ? Özlemez mi demez mi babam ben geldim diye ? Demedim ben. Diyemedim belki. Güçsüz görünmemek için demedim. Oysa asıl güçlü olmak hissettiklerini korkmadan söylemek değil midir ? Ne zaman bunu unuttum da sustum ben ? İnsan öfkesini susar, acısını susar, kibrini susar, kinini nefretini susar da sevgisini özlemini susar mı ? Bir insan babasına benim senin gibi babam yok der mi ? Kaç kere dedim kavga arasında bilmiyorum. Kaç kere beni kovduğunda yüzüne bakmayacağım diye yemin ettim bilmiyorum. Kaç yıl bekledim düzelmesini ? Yola gelip Babam diyebileceğim bir insan olmasını ? Niye bekledim lan ben ? Ölüsüne sarılmak için mi bekledim ? Tabutuna sarılıp uyumak için mi ? Yoksa morgdan musalla taşına ordan mezarına taşıyıp yatırmak için mi bekledim ben ? Niye bekledim bunca zaman ? Niye geç kaldım bu kadar ? Diyolar başın sağolsun kardeşim. Hüküm Allahındır.Allah sabır versin. Sabırdan anladığım sevgimi susmak benim nasıl sabır bu ? Soruyorlar bir isteğin veya yapabileceğimiz bir şey var mı diye. Hiç birine diyemedim ki babamı istiyorum ben sarılamadım yıllardır babama sevdiğimi söyleyemedim. Ne kadar kalpsiz vicdansız bir insanım lan ben? Babam bana sarılırken nasıl ellerimi sıktım sarılmamak için ? İyi bir insan yapar mı bunu ? İyi insanı geç Adam olan adam yapar mı bunu ? Herkesi affettim de bir babamı niye affedemedim ben ? Babam mıydı ki suçlu olan ? Affedilmesi gereken o muydu ? Sarılacaktım biliyor musunuz ? Hafta sonu sözleşmiştik bana bir büyük borcun var Baba çok özledim seni demiştim. Sana bin büyük feda olsun oğlum ne zaman istersen gel demişti. Salı günü gidecektim memlekete pazartesi akşamı o geldi ama çok özlemiş ambulansa atlayıp geldim oğlum dedi. Kalbinin etrafından 1 litreye yakın sıvı alındı o gece iyiydi bekletmediler beni yanında saatte bir gelir bakarsınız gözlem odası burası özel odaya alınana kadar bekleyemezsiniz dediler yanında. İyiydi be abi. Kendine gelmişti bende dedim öyle olsun engel olmayayım size sabah 5 e kadar gittim geldim uyuya kalmışım dışarda 11 gibi mavi kod verdiler başka bir hastaya ona uyandım. Gittim yanına gene iyiydi su istedi benden gittim aldım dışardan getirdim içirdim ellerimle 20 dakika geçti geçmedi ağırlaştı yoğun bakıma aldılar. Göstermediler bile bana akşam saat 5 gibi bir kere kameradan gösterdiler 7:30da kardeşim geldi 7 40 gibi de genel müdür aradı hazırlıklı olun diye. Söylemedim kardeşime arkadaş merak etmiş dedim. 8 de aynı numara aradı umutla açtım telefonu umudum zehir oldu içimde dünyam başıma yıkıldı ama ben yıkılmadım gittim sadece kardeşime sarıldım başımız sağolsun diyebildim sadece. Şimdi yapabildiğim tek şey ayakta durmak. Ki pek de durabildiğimi sanmıyorum ben nasıl durabilirim ki dik durmayı öğrendiğim adam yokken ?
4 Böyle bazen içiniz dolar dolar da böyle anlatmak istersiniz, hatta elinizden gelse haykıracaksınız dünyaya. Avaz avaz söylemek istersiniz, şarkıda da diyor ya hani 'duyanlara, duymayanlara' diye. Heh, öyle bir şey işte. Bir insan var gençler, anlatması güç ama bilin istiyorum. Öyle bir insan ki defalarca koptuğunuz, defalarca bitti dediğiniz, yeri geldiğinde engeli bastığınız. Bir insan kendisi mesaj atamadığı zamanlarda ortak arkadaşınızla size beyaz güvercinler gönderen-bu mecaz değil arkadaşımda 2 defa beyaz emojili mesaj almıştım 😂😂-, sizi yazdığınız yazılardan bile tanıyan,yüzünüzdeki gülümsemenin sebebi olan. Böyle hem çok sevdiğiniz hem ağız burun dalmak istediğiniz. Kurduğunuz tüm cümlelerin eksik kaldığı bir insan. Böyle bir insan var hayatımda 1,68 boylarında biraz yumudukça, güzel gülüşlü 😊😊 Ne kadar zaman geçerse geçsin hep nasıl aynı olarak kalınabilir ki o kadar mesafeye inat? Umarım bu yazdıklarımı okumaz çünkü biraz utandırıcı ifadeler bunlar🙈🙈 Daha çok şey söylemek isterdim ama şarjım %2 ve uyuyup sabah kalkıp ders çalışmam lazım. Sonuç olarak hayatınızda böyle insanlar olsun gençler 😇😇
6 Bugün iğne olmaya bir özel hastaneye gittim , tam mesai bitimine doğru gelmiş saat işte 18.30 19 gibi falan fişimi aldım sıraya geçtim ama hastane baya kalabalık hani baya yoğunluk var ve benim önümde hasta olmuş bir bebek vardı , bebekten kan aldılar ama bebek ortalığı yıkıyor canı acımıştı belliydi ben de küçüklükten beri aynı sorunum olur hep damar bulamazlar neyse önemli olan kısım peşine beni çağırırken tam babasının omzunda o tatlı kız bebek ile göz göze geldim ve biran da ağlamayı kesti sanki onunla aynı duyguları paylaştığımı hissetti ve gülmeye başladı ya insanın içine huzur verdi sadece 5 sn içinde oldu şunu anladım ki konuşmak değil bakışmak yeter anlayana ve anlamak isteyene..
1 Birine iltifat etmem gerekiyor yoksa çıldıracağım. Sevgilimi eski sevgilim ile aldattım. Aklımda aldatma düşüncesi yoktu. Masumca buluştuk, aradan aylar geçti. Sohbet ediyorduk. Öncesinde bana benden sonra hiç kız arkadaşının olmadığını söyledi. Kendimle kaldım istediğim buydu dedi. Ve sonra bana sordu, bir erkek arkadaşım olduğunu söyledim. Ne kadar zamandır dedi,söyledim. Hiç boş kalmamışsın dedi. Sürekli saate bakarak 25 dakika geçmiş, bitmesin vakit diyordu. Bir yere yetişmem gerekliydi, ve onun da. Neyse işte son görüşmemiz olabilir dedi. Doğru belki de öyle dedim. Çok özledim seni dedi. Sonra sarılabilir miyim sana dedi. Sarıldık. Dizime başını koydu, ben de başımı onun göğsüne yasladım. Kalbi çok hızlı atıyordu. Daha sıkı sarıldık. Sonra ayrıldık, erkek arkadaşın ile aran bozulsun istemiyorum sen mutsuz olma bunu bilmesin o dedi. Ama kötü hissediyorum.
1 Türk Kahveniz nasıl olsun dedi. Bende ne orta nede şekerli, ikisinin arasında bişey olsun ama şekerliyede daha yakın olsun dedim... Garson anlamadı galiba ama anlamış gibi davrandı. Bende böyle değişik biriyim işte😅
1 Be vicdansız be insafsız insan hiç bütlerin olduğu hafta terk edilir mi?? Yazık değil mi lan bana bi yandan butler bi yandan ayrılık acısı. Ne ders çalıştım ne sınavları verebildim. Çift depresyon.. Ah ulan ah ettiğini çek inşallah. Bu arada çok sevip de çok sevdiği için terkedilen yüreği temiz insanlara bi şarkı armağan ediyorum. Erol evgin, Sıla ateşle oyma.
14 Koydum çayımı bardağa yazmaya başlıyorum. Bugün okuduğum Simone ve Sartre hakkında yazmak istiyorum. İki dost mu aşık mı desem bilemiyorum onlara. Birbirlerini seviyorlar ama yazmayı sevdikleri kadar değil. Bu yüzden daha çok aşklar, sevdalar yaşamaları gerektiğini düşünüyorlar. Eninde sonunda birbirlerine geri dönmeye karar vererek ayrılıyorlar. Biri askere biri öğretmenlik yapmaya. Simone, feminist olsa da kadınlık içgüdülerine yenik düştüğü zamanlar da oluyor, sandığı gibi kolay gelmiyor Sartre'ı başkalarıyla paylaşmak. Ancak zamanla bu kararlarının doğruluğu açığa çıkıyor ki ikisi de çok güzel kitaplar kaleme aliyor. Sartre elle tutulmayacak birkaç ilişki yaşıyor zaten evlenmek fikrinde bir erkek olmadığından uzun vadede düzgün bir birliktelik yaşayamıyor. Ama Simone başka biriyle evleniyor ve ona aşık oluyor. Yolunda gitmiyor işler ayrılıyorlar. Ayrıldığı eşinden sonra ona ilgi gösteren biri oluyor. Bu o kadar ağrına gidiyor ki şu satırları yazıyor: "Hıçkırıklara boğuldum, sizinle ayrıldığımızdan beri yaşamadığım türden hıçkırıklara. Biri beni sevmek istiyordu ve o siz değildiniz. Kabul etmek size veda etmekle aynı şeydi."
Şimdi Simone'nın ölümüne az kala biraraya gelmiş bu iki insanı hikayenin başında yargılıyordum. Çünkü nasıl olur da insan sevdiğini başka bir şeyle -herhangi bir eşya, bir kişi- bir görür ya da daha alçak? Sonra anladım ki onların sevgilileri yazmaktı. Senin, benim bir insana aşık olmam gibi onlar da kaleme kağıda aşıktı. O zaman anladım yazmayı neden hayatlarının merkezine koyduklarını. Bizler de sevince öyle olmuyor muyuz?
13 Şuan çok keyifliyim.Sütüm ve çokomelim.
Birden derin bir iç çekişle maziye dalıyorum.Çokomelin alüminyum kaplarını kimi zaman düzleştirirdik bir güzel sonra saklardık, kimi zaman ise iyice buruşturup sonra birbirine ekleyerek minik toplar yapardık.Sonra öyle lükste gözümüz yoktu.Barbie bebeklerim de hiç olmadı.O yüzden hiç Barbie gibi olma çabamda olmadı.Daha değerli olan annemin diktiği bebekti.Özenerek o güzel elleriyle diktiği.Bir gün annemin diktiği güzel bebeği komşumuzun çocuğu oynayıp geri getirmek şartıyla annesi istedi.Annemde oyuncağı verdi.İşin garibide kardeşimin de bebeği vardı.İkisini birden aldılar.Biz büyüklerin dediğine karşı çıkmadan kabullendik.Peki sonra ne oldu.Getirmediler.😢Biz öyle isteyemedikte.Aylar geçti evlerine gittiğimizde çatı katlarında pis bir şekilde atıldığını gördüm.Öyle kötü oldum ki halâ içime oturur.İşte benim böyle mutluluklarım oldu ve kırgınlıklarım.
Bu yüzden olmalı ki küçük kardeşimin içinde heves kalmasın içine oturmasın düşüncesiyle ilk barbiesini ben aldım.Sonra içinde ne ukte kalıcakasa hep onu almak yapmak istedim.Ama herzaman paylaşmanın değerini aşılamaya çalıştım.Kimi zaman onda çok olan bir şeyi arkadaşlarına, kuzenlerine hediye etmesini sôyleyerek kimi zaman kendim paylaştığımı göstererek.
Yeni nesil şımarık ve bencil yetişiyor ve bu beni gerçekten üzüyor.Belki bende yanlış yapıyorum kardeşimin içinde hiçbir şey ukte kalmasın düşüncesiyle.Belki de hep ben yapamadım kardeşim/ çocuğum yapsın düşüncesiyle yeni nesli bu hale getirdik.Bilemiyorum.
2 Eğer o muhteşemse, kolay olmayacak.
Kolaysa, muhteşem olmayacak.
Eğer ona değerse, vazgeçmezsin.
Vazgeçersen, sen değmezsin.
Gerçek şu ki herkes seni incitecek, önemli olan uğruna incinecek birini bulabilmek.
13 Ve sanırım bir dönemin daha sonuna geldik, sınavdan çıktım bu sefer iyi geçmişti sahil boyu yürüdüm, düşündüm, düşledim... Yalnız kalınca hep böyle olur zaten bu gece bilet almama rağmen bir paket daha aldım bir paket daha bitirdim, bir gün daha bitiyor, bir dönem bitti ama aklımdan çıkaramadığım düşünceler sanki içime tutsak olmuşlar, ne benim azad edesim geliyor ne de onların gitmeye niyeti var gibi zaten hep belirsizlik içinde geçmiyor mu günlerim bir kere net olamadım şu hayatta deliler gibi severken ne gidip seni seviyorum diyebildim ne de bir o kadar nefreti sövebildim, hiç bir şey yapmadım.. Bazen düşünüyorum acaba hayat mı çok hızlı geçiyor yoksa ben mi tükendim, ilerlemeye gücüm mü kalmadı, buna bile karar veremiyorum. Ama artık karar verme vakti geldi de geçiyor inşallah bir gün, günler güzel, gündüzler aydınlık, geceler acısız geçer. Ama hangi gün bilemiyorum..